Her yeni günde, duyduğumuz bir başka kötü haber yüzünden yaşadığımız dönemi sürekli eleştiriyoruz kimi zaman da kınıyoruz. Peki 900 yılı aşkın süre önce de dünyada pek çok kötülüğün olduğunu söylesem hatta o zamandan bu zamana insanlığın çok da değişmediğini söylesem bana inanır mıydınız. Bugünlerde gözlerden uzak olan Kutadgu Bilig edebiyatımızın ilk siyasetnamesi olma özelliğini taşıyor.
Dini-tasavvufi görüşlerin yer aldığı bir eser fakat kesinlikle salt bir siyaset ya da din kitabı değil. Kitapta anlatılmak istenen her tema dört kategoriye ayrılmış ve bu kategorilerin her birini de kitapta bir karakter (toplamda dört karakter) sembolize ediyor. Anlatılmak istenen konular hep iki karakterin kendi arasındaki konuşması şeklinde yazılmış. Kitapta belirgin bir olay örgüsünden söz edememekle birlikte kitabın yazım şekli de (beyitler halinde) günümüz kitaplarından farklı. Nitekim ben yine de kitabı okurken hiç sıkılmadım, bana bir nevi kişisel gelişim kitabı okuyormuş hissi verdi. Kitapta pek çok farklı nitelikte insanla nasıl ilişki kurulması gerektiği, iyi ve kötü huyların neler olduğu, uzak veya yakın durulması gereken kişilerin özellikleri gibi konularda öğütler bir hükümdarın devleti yönetmesi sırasında dikkat etmesi gerekenler olarak işlense de bahsedilen durumlar her insanın günlük yaşantısında da dikkat etmesi gereken durumlara ışık tutuyor. Kitap, belirgin bir dini yönü olmasıyla beraber dini özümseyememiş insanları biraz eleştirmekten de geri durmuyor. Kitabı bitirdikten sonra bahsedilen konuları düşündüğümde kitabın isminin içerikle oldukça uyumlu olduğunu söylemeden geçmeyeyim: Mutluluk veren bilgi.
Gerçekten de sözü geçen öğütleri kendi yaşantımızda uygulamaya kalktığımızda aslında psikolojik sağlığı korumak için uygulanması gereken modern yöntemlerle pek çok kesişime sahip olduğunun farkına varabiliriz. Sözü edilen öğütler bizi yaşantımızda mutluluğu elde etme konusunda yol gösterici olma potansiyeli fazla öğütler. Bireysel mutluluğun yanı sıra yöneticilere de toplumsal mutluluğu yayma konusunda iyi bir rehber. Yüzyıllar öncesinde edilmiş nasihatler olmalarına rağmen günümüzde dahi büyük çoğunlukla geçerliliğini koruyor oluşu da kitabın bir başka takdir edilesi yönü. Bu yöne dayanarak şu alıntıyı da paylaşmam gerektiğini hissediyorum:
“Dünyanın sonu geldi, töre bozuldu
İyiler kötülere bakarak bozuldu.”
Kim bilir Yusuf Has Hacib bugünleri görse belki birkaç Kutadgu Bilig daha yazmak zorunda kalabilirdi.


Bir yanıt yazın